Nerede bu devlet?

16 Nov

Klasik bir Türk sorgulamasıdır “Nerede bu devlet?”. Oysa yakından baksak o her yerde değil midir? Her mahallede, her köy kahvesinde, her iş yerinde, her yaşantıda devlet yok mudur? Omzundaki küçük rozetleri, başındaki resmi şapkasını, elindeki beyaz eldivenleri, kartvizitindeki bir unvanı, ya da sadece sicil numarasını kullanan devletler her zaman aramızda, bizimle beraber değiller mi? Bir kimliği, bir kişiliği olmayanların, kendilerini ifade etmek için sığındıkları bir yer devlet. Ezilmekten korkanların, ezmek için suistimal ettikleri bir kimlik. İşte bu devlet Çöpçüler Kralı’nda, küçük, mütevazı bir sokakta yaşıyor.

Çöpçü deyip geçmemek lazım. Hem zaten hiç yabana atılabilir mi, 2548 yaka numaralı temizlik işçisi Apti Şakrak’ın (Kemal Sunal) belediye kadrosunda verdiği dokuz yıllık hizmet? Devlete sığınmak, onun güvencesi altında olmak hep önemli olmadı mı gelecek kaygılı hayatlarda? Bir hizmetçi olan Hacer’in (Ayşen Gruda) kendine eş seçerken, göz önünde bulundurduğu tek ölçütün “statü” olması tam da bu nedenle değil midir?

Hacer demişken aşka değinmeden olmaz. Saf ve temiz bir aşkı vardır bizim Çöpçüler Kralı’nın. Kral olmadan önce kimse yüzüne bakmaz ama o yine de gocunmaz. Her zaman başı dik, sağlam durur hayatta. Gözü açıktır. Dedik ya, ne de olsa koskoca belediye işçisi. Hatta öyle bir sahiplenme duygusu vardır ki devletine karşı, Hacer ve bakmaktan yükümlü olduğu çocukları parkta karşılarken “Belediyemizin parkına hoş geldiniz!” der. Onun hizmet verdiği belediyeye aittir o park çünkü. Bir anlamda onun sorumluluğunda sayılmaz mı?

Apti’nin bir başka devlet sorumluluğu da sokağıdır. Küçük sokağı onun büyük dünyası olmuştur aslında. Bakkalı, kapıcısı, hizmetçisi, her gün sokağa çöpünü fırlatan komşusu, her ayrıntıyı gazeteye yazmakla tehdit eden entelektüeli, sokağa tükürerek memleket saat ayarı yaptıran magandası ve tabii ki belediye zabıta amiri hep orada toplanmıştır. Küçük bir sokak olsa da büyük bir dünyadır. 1977 yılının Türkiye’sidir adeta.

Zaten Hacer’i de bu sokakta tanımıştır Apti. Güzel bir temizlikçi. Hiç çekinmez o cam silerken bacaklarını gözetlemekten. Belediye zabıta memuru Şakir’in (Şener Şen) göz bebeğidir Hacer. Hani zabıta amiridir ya Şakir, Hacer’i de devlet himayesine almıştır. Hacer o sokakta, kimsenin yan gözle bakamayacağı, devlet kontrolündeki temizlikçidir. Yangında ilk kurtarılacaktır. Fakat pencereden içeri baktığımızda görürüz ki aslında Şakir’in borusu yalnızca sokakta ötmektedir. Annesine laf geçiremeyen sünepe bir oğuldur. Belki de sırf bu nedenle, pencereden emir yağdıracak olduğunda, pijamasının üzerine zabıta şapkasını takmayı ihmal etmemektedir. Hacer’i cezbeden de budur zaten. Her ne kadar Şakir’in annesine bile laf geçiremeyen bir pısırık olduğunu bilse de, o kıdemli bir belediye memurudur ve eğer onunla evlenirse hayatı kurtulacaktır. Yani kısacası umut fakirin ekmeğidir o sokakta.

Özde küçük kendilerince büyük umutları vardır herkesin. Ya da büyük kuyruklu küçük umutları demeli belki de. Tüp kuyruğu ekmek kapısı gibi görülür. Komşularla yapılan pazarlıklar sonucu bir fiyatta anlaşılır ve o kuyrukta bu harçlık uğruna beklenir. Ekmek kuyruğuysa sevdiğinle yakınlaşmak için bir fırsat belki de. Fırından yeni çıkmış sıcak ekmeğin kokusunda, önünde sıra bekleyen sevdiğin kadına sulanmanın ayrı bir tadı vardır sanki. Dünyayı umursamayan, zorlukları küçümseyen, kısacası kendiyle eğlenmeyi bilen bir hayat yaşanır o sokakta.

Yaşananların hızıyla başınız döner. Bir gün Hacer, ona gönlünü kaptıran bizim çöpçünün başından aşağı cam suyunu dökerken, ertesi gün ona evlenme teklif eder. Aile kabul eder, Apti kızı ister. Ama anlı şanlı belediye zabıta amirine karşı gelinir mi hiç? Şakir hemen ipleri eline alır ve duruma el koyar. Annesini yok saymak pahasına nihayet gider kızı ister. Aman ne olacak şimdi diye sormaya fırsat kalmadan bir de bakarız ki esnafın verdiği akılla Apti, koşa koşa gitmiş bizim kızı taciz ediyor. Şaşkınlığımızı yaşamamıza izin verilmeden bir darbe daha: Kızın bitirim ağabeylerinden kaçan Apti kendini sahnede bulur. Ve işte o zaman Kral olur. Hem de Çöpçüler Kralı. Mülayim kişiliği, kendine özgü saflığıyla herkesin bir anda ilgisini çeker. Sesi iyi midir kötü müdür bilinmez ama nedense kadınlar matinesindeki tüm kadınlara kısa süre içerisinde göbek attırabilmiştir. Zaten yeterli olan da budur. Cahil cesareti olsa gerek, ilk birkaç saniyeden sonra Apti de alışır bu krallığa, böbürlene böbürlene sahnesine devam eder. Seyirci şaşkın, Apti ünlü! Tam da bulmuştur yerini. Afişler asılır, Apti övünür. Hiç dünün çöpçüsü değildir artık. Zaten çöpçü de değildir ya; şunun şurasında, O dokuz yıldır belediyeye hizmet vermiş bir işçi.

Öyle bir hissiyata kapılırız ki, içimizden “ah Hacer kaçırdın güzelim çocuğu” demek bile geçer neredeyse. Ta ki Apti kısa şöhretini elini yüzüne bulaştırıp o bildiğimiz dar sokağına, kuyruklu umutlarına dönene kadar. Sıradan vatandaşın rüyaları bizim rüyalarımız olur. Sömürücü otorite umutları da kapar, sevdaya el koyar. O hep otoritedir çünkü. Ama her ne kadar otorite tarafından ezilse de, fırsat bulduğunca uyanıklık etmiştir Apti. Para kazanmak için her yol mubahtır bir anlamda. Sıradan bir vatandaştır ama açık gözlülüğünden hiçbir şey kaybetmez. Sonuç mu? Sonuç olarak Hacer sokağın (belki de devletin) hanımı olmuş, ama yan cama yeni bir temizlikçi gelmiştir. Aynı hızla, tüm yaşananları unutturan güzel bacakları vardır. Ve bu hikaye böyle devam eder.

Dinle Apti! Para karşılığında şeker kuyruğunda da bekle, zavallı sokak kedilerini de besle. Ezik değilsin! Ezilme! Çünkü söylediğin gibi, asıl pislik olan sen değil, seni bu duruma düşürenlerdir! Kimliğini unvanıyla kazanmaya çalışanlardır! Değişti mi zannediyorsun? Hayır değişmedi! Memur zammını protesto edenleri, kendi memurlarına dövdürten devlet zihniyeti, hala kendinden hiçbir şey kaybetmedi!

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: